Anketimiz

Demokratik açılım konusunda;
 

Son Üyeler

eberbil : 11/03/2010 20:08 AHMET1976 : 11/03/2010 16:23 Oblibuptelula : 11/03/2010 11:32 okukul : 11/03/2010 10:43 maykilll : 11/03/2010 07:30 ahmetsuhan : 11/03/2010 02:12 darked : 11/03/2010 00:56 ores : 10/03/2010 21:35 cglynmst : 10/03/2010 00:01 bakir : 09/03/2010 22:41 zambak197826 : 09/03/2010 22:09 formath : 09/03/2010 22:03 vacity : 09/03/2010 17:45 serhat_daglar : 09/03/2010 17:37 akiel : 09/03/2010 16:56 fatihlerim : 09/03/2010 15:29 nakfirat : 09/03/2010 14:18 askabat : 09/03/2010 09:14 eko73 : 09/03/2010 01:59 feyzi55 : 08/03/2010 20:02

Sitemizde şu an

Şu anda 25 ziyaretçi çevrimiçi

üyelik

Sitemize üye olabilmek için;

"Kayıt ol" linkine tıklayıp "Kayıt Formu" nu doldurun.

Kaydettiğiniz e-postanıza gönderilen maili açın, buradaki onay linkini tıklayın.

Not:  Verdiğiniz e-posta adresine gelen mail junk mail' e (önemsiz e-posta) gelebilir, kontrol ediniz.

Şiir Nedir?

Şiir Nedir?

Elimde bir dergi.Güzel bir adı var.Kaliteli baskı,dolgun bir içerik.Öykü, deneme,şiir, günce, eleştiri, tanıtım vs. bir çok dalda yazılar mevcut.

Şiirle ilgili bir yazıya takıldım. Yazının bir yerinde yazar diyor ki: “Hayatında çiçekler hakkında bir kitap okumamış olanlar şairim demesinler.” Mealen böyle diyordu. Hoş kimsenin durup dururken ben şairim dediğine de rastlanmış değildir.

Editörler ne iş yaparlar merak ediyorum.

Derginin mizanpajı, sayfa düzeni, kalitesi, hacmi, kimlerin yazacağı vs. ile mi uğraşırlar yoksa, yazıların muhtevasına ilişkin de birtakım tasarrufları olmalı mı? Eğer bu ikincisi olmaz ise; yukarıdaki cümleyi uluorta sarfeden yazarımızın tezini tersinden ele alırsak şunu söylememiz kolayca mümkün olur ki bu gülünç bir şeydir: Okuma yazma bilen bütün bahçıvanlar en iyi şairlerdir. Bu cümle abartılı gibi görünse de maksadımı ifade edebilen en güzel söz dizisi olarak duruyor.

Alınganlığımı ve çiçekler hakkında okumamışlığımı da izhar eden bu girizgahtan sonra henüz adı geçmeyen ama bahsi geçen yazar için birkaç şey daha yazmadan geçemeyeceğim.

Bahçıvanlığa merak saran yazarımızın mantığından hareket edecek olursak; kadınlar, çocuklar, renkler, kuşlar, gözler , gökyüzü, tarih, coğrafya, sağlık, hastalık, astronomi vs. hakkında hiç kitap okumayan ama esaslı şair olanları nereye koyacağız? Mesela Yunus Emre’yi ne yapmalıyız? Yunus’un çiçekler hakkında kitap okumuş olabileceğini düşünen var mı aranızda sahi? Ya bu eksikliğin(!) O’nun şairliğine halel getirdiğini düşünen?

Aynı dergide bir üstat: Hilmi Yavuz. Bir yayınevinin şiir dizisinde editörlük görevini fahri olarak üstlenmiş. Kendisiyle yapılan söyleşinin- röportaj mı demeliydim?- bir yerinde: “Editör dediğin yazının veya şiirin içeriğine, anlamına müdahale etmeli. Bu müdahale sürecinden sonra o yazının yayınlanıp yayınlanmamasına karar vermelidir. Esas yönüyle editör, bu müdahaleyi yapma hakkına sahiptir.”

Şiir nedir?

Sözcüklerin anlamsız dizilişinden yayılan melodi mi? Bakir anlamlar mı yoksa? Yeni hayatlara ilişkin eski hayatlardan ipuçları taşıyan kelimeler mi?Belki sonsuzluk arzusunun dışa vurumu. Bir arayış, bir serüven. Bir kuşun hayaline sığdırdığı her neyse o belki. Şiir; fikirden öte, iddiasız, yalın ve yazıldığı andan itibaren kutsallık kazanan sözcükler mabedi. Bir mabet ikliminde nasılsa inançlı adam; sormadan, sorgulamadan, kuşku duymadan alnını koyarsa secdeye şiirin gerçek yazanı ve okuyanı da öyledir. Ruhu dolar, doyar ve çağlar bir coşkun ırmak gibi. Dolduran ruhundaki boşluğu ve doyuran ruhundaki açlığı nedir? Bilmez. Bir serum gibi damardan, usul usul ama esenlik için.

Şiir neyi amaçlar? Politikası, emperyal arzuları var mı? Ya da evrensel değerlere vurgu yaparken Yüksek İnsanlık İdealine ulaşmayı mı hedefler?

Şiirin kaynakları nelerdir?

En çok hangi kaynaklardan beslenir şiir? Aşk, doğa,toplumsal sorunlar, neşe, hüzün ve keder hangisi? Galiba sonuncuları şiirin ve şairin En medyun-u şükran kaynaklarıdır. Kanımca hüzünden beslenir şiir. Hüzün ki...- üstat Yavuz’un kulakları çınlasın-, hüzün ki zihni melekeleri en çok işletendir. Zihnin duyguya bakan güney kutbunu işletir en çok d,a. O da şiire denk düşer.

Okuyanı neden az, yazanı neden çok?

Çünkü şiir çok insani bir şey.Tıpkı din gibi. Ahlak gibi. Hani mangalda kül bırakmayız ya bu tür konularda. Söyleyecek çok söz buluruz ya hani.Şiir de öyle. Gerçek dindarlar ve ahlakçılar nasıl ki sayıca azdırlar; gerçek şairler ve şiir okurları da öyle.Bir kıymet hükmü taşıdığı bilinir ama künhüne vakıf olunamaz bir gerçekliktir şiir. Şiir duyguların zihne vahyidir. Elçisiz, aracısız vahiy. Bir üflemedir hayatın tılsımından. Bu yüzden belki de şiir lanetlenmiştir. Peygamberler şairlikle itham edilmişlerdir. Bu bir ithamsa eğer. Suç ise...

 

Basından Seçki

Nuh GÖNÜLTAŞ

Forumdan

Posted by erdincince - 12/03/2010 01:48
Posted by AAS_IZM - 12/03/2010 00:28
Posted by assslan - 11/03/2010 22:14
Posted by ceren1969 - 11/03/2010 21:44
Posted by jade - 11/03/2010 21:20